HAKSİAD Elazığ Şube Başkanı Karamazı Siyasi tartışmaların ülke ekonomisine olumsuz etkileri hakkında konuştu.
HAKSİAD Elazığ Şube Başkanı İsrafil Karamazı Yaptığı açıklamada: "Son dönemde yaşanan siyasi tartışmaların ticaret hayatına yansıması, ülkemizin ekonomik istikrarını, yatırım ortamını ve toplumsal dayanışmasını olumsuz etkilemektedir. Siyasi belirsizlikler, yerli ve yabancı yatırımcıların güvenini zedelemekte, üretim ve ihracat kapasitesini düşürmekte, istihdam ve tüketim üzerinde riskler oluşturmaktadır. Bu durum, uzun vadede ülkemizin ekonomik büyüme dinamiklerini tehdit etmektedir.
Ekonomik refahın sürdürülebilir olması için tüm paydaşların, ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir. Özellikle ticari faaliyetleri etkileyen eylemler, kısa vadeli çözümler gibi görünse de, uzun vadede üretim artışı, istihdamın sürekliliği ve ekonomik büyüme açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Tüketici harcamalarının daralması, yatırımcı güveninin sarsılması ve üretim maliyetlerinin artması gibi etkiler, ekonomik reformların hayata geçirilmesini zorlaştırabilir.
İş dünyası temsilcileri olarak, ekonominin siyasi çekişmelerin dışında tutulması gerektiğine inanıyoruz. İstikrarlı, öngörülebilir ve tarafsız bir ekonomik ortam, üretim, istihdam ve yatırımda sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Bu nedenle, ekonomik politikaların kısa vadeli siyasi çıkarlar yerine, uzun vadeli stratejik planlama ve ortak menfaatler doğrultusunda belirlenmesi elzemdir.
Ülkemizin kalkınması için iş dünyası olarak birlik içinde hareket etmeye ve üretime dayalı politikaları desteklemeye hazırız. Mevcut siyasi belirsizliklerin, yapıcı diyalog ve uzlaşı yoluyla aşılabileceğine inanıyoruz. Sorunların çözümünde akılcı yöntemler izlemek,hem ekonomik istikrarı hem de toplumsal barışı güçlendirecektir.
Yatırım ve istihdamın artırılması, sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Bu noktada, üretimin ve büyümenin desteklenmesi için yatırım ortamının iyileştirilmesi, iş dünyasının önünü açacak reformların hızla hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Tüm siyasi aktörleri, milli ekonomi ve toplumsal huzur için sorumlu davranmaya, kutuplaştırıcı söylemler yerine birleştirici ve yapıcı adımlar atmaya davet ediyoruz.
Ekonomik refahın, toplumsal dayanışmanın ve sürdürülebilir kalkınmanın ancak ortak akıl, diyalog ve uzlaşı ortamında mümkün olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin geleceği, birlikte çalışmaktan ve ekonomik istikrarı, üretim gücünü artırmaktan geçer." Açıklamalarında bulundu.